18
M.ALİ
05 Haziran 2009 08:20
devletinin gelişmesine, üniter yapımıza ve tam bağımsızlığımıza büyük katkı koymuşlardır. Bu nedenle, Atatürkçüler olarak geleceğimize daha güvenle bakabilmek, laik cumhuriyetimizi, demokrasimizi kökleştirebilmek adına, hukukun egemen olduğu bir düzen yaratılması için, hukuk devletinin hakim kılınmasını istiyoruz ve bekliyoruz. Bu düşüncelerimiz çerçevesinde hukuka aykırı bir şekilde soruşturma geçiren rektörlerimizin, öğretim elemanlarımızın ve tüm aydınlarımızın tahliye edilmelerini ve özgürlüklerine kavuşmalarını diliyoruz. ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ GENEL YÖNETİM KURULU
17
M.ALİ
05 Haziran 2009 08:19
Demokrasi herkesin düşüncelerini rahatça ifade ettiği bir rejimdir. Çağımızda ifade özgürlüğü en temel insan haklarından biridir. Bilimin, basının, aydınların ve toplumun susturulmasıyla demokrasimiz geliştirilemez ve kökleştirilemez. Sırf düşüncelerinden ve ifadelerinden dolayı, tutuklanmış bulunan aydınlarımızın uzun süreden beri iddianame düzenlenmeden tutuklu kalmaları devletimizin saygınlığını zedelemektedir. Ayrıca demokrasimiz de yara almaktadır. Tutuklanan rektörlerimiz ve aydınlarımız, Atatürk Cumhuriyetini, laik düzeni korumaya ve yaşatmaya çalışmışlar, Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda çağdaş eğitim vermeye özen göstermişler, ülkemizin aydınlık geleceği için büyük hizmet vermişlerdir. Onlar, Laik Cumhuriyeti yıkmak için değil, yaşatmak için çalışmışlar, laik cumhuriyetin, sosyal hukuk
16
M.ALİ
05 Haziran 2009 08:17
Akademisyenlerin imzaya açmış olduğu “Hukuk İstiyoruz” başlıklı bildirisine yürekten katılıyoruz ve imzalarımız ile destekliyoruz. (www.hukukistiyoruz.com) Ülkemiz önemli bir süreçten geçmektedir. Anayasal düzenimizi, Cumhuriyetin değerlerini savunup sürdürmeye, geliştirmeye çalışan, Atatürkçü, aydın, yurtsever ve çağdaş rektörlerimizin tutuklanmış olmalarından büyük rahatsızlık duyduğumuzu özellikle belirtmek isteriz. Bu aydınlarımızın haklarında uygulanan hukuksuzluğun bir an önce son bulmasını, tahliye edilmelerini ve özgür kalmalarını bekliyoruz. Tüm yaşamını bilime, çağdaş eğitime, toplumun aydınlanmasına adamış bulunan rektörlerimizin ve öğretim elemanlarımızın insan haklarına ve hukuka aykırı bir şekilde işlem görmelerinden büyük rahatsızlık duyuyoruz. Soruşturma usulüne uyulmadan, ifade için çağrılmadan, evlerinin ve işyerlerinin aranmasını, sağlıklarının hiç dikkate alınmamasını, üniversitelerin bir suç yuvası gibi görülüp aranmasını, üniversitelerin seçkin öğretim elemanlarının ve yöneticilerinin terör suçlusu gibi gösterilmeleri bilim insanına yapılan en ağır bir hakarettir. ADD Genel Yönetim Kurulu Üyeleri olarak, Üniversitelerimizin, Atatürk ilke ve devrimlerinin uygulanmasında taraf olması gerektiğine inanıyoruz. Bunları uygulayan rektörlerimize ve öğretim elemanlarımıza karşı yapılan hukuksuzlukları ve adaletsizlikleri dikkatle takip ediyor ve toplumun bu konudaki rahatsızlıklarını da paylaşıyoruz.
15
M.ALİ
01 Haziran 2009 15:12
Mayınlı Topraklar Üzerine ADD’nin Açıklaması Sınır bölgelerimizdeki mayınlı toprakların yabancı şirketlere verilmek istenmesi asla kabul edilemez. Sınırlarımızın %100 bizim denetimizde bulunması gerekir. Bu, devlet olmanın, bağımsızlığın birinci şartıdır. Sözkonusu torakların Türk şirketlerine verilmesi de kabul edilemez. Çünkü bu topraklar sınır köylerindeki köylülerden kamulaştırılmış topraklardır. Toprakları mayınlı tutmaktan vazgeçilecekse bu toprakların eski sahiplerine yada mirasçılarına geri verilmesinden daha doğru ve doğal bir şey olamaz. Organik tarım olanakları değerlendirilmek isteniyorsa sınır boyundaki köylülerin eğitilmesi ve kooperatifler halinde örgütlendirilmesi gerekir. Zaten Atatürkçülük ülkemizdeki bütün köylülerin en iyi eğitim olanaklarından yararlandırılarak kooperatifleştirilmelerini gerektirir. Sözünü ettiğimiz çözüm tek doğru çözümdür. Bunun dışındaki çözümler yanlıştır, kabul edilemez. ADD Genel Merkezi
14
M.ALİ
29 Mayıs 2009 08:33
Yine evlatlarımız şehit ve yaralı… Yine Hakkari’nin Çukurca ilçesinde şehit düşen altı askerimize, yaralanan sekiz askerimize ağlıyoruz… Şehitlerimize rahmet, yaralılarımıza şifa dilerken, Atatürkçüler olarak şunu biliyoruz: Bu bitip tükenmeyecek gibi görünen çilemiz Türkiye tam bağımsız olduğu gün bitecektir. Ne yazık ki, Türkiyemiz bugün yaralı bir aslandır. Karşıdevrim tarafından borca batırılmış, IMF kapısında dilenci, Ermenistan’ın ve Kuzey Irak’taki aşiretlerin topraklarımızı bir yayılma alanı olarak gördükleri, yasal olarak durduğumuz Kuzey Kıbrıs’ta işgalci sayılan, müttefiklerimiz parlamentolarınca soykırım işlemiş bir ulus diye uluorta damgalanmış bir ülkeyiz biz… Tekrar ediyoruz: biz Atatürkçüler ülkemizin tam bağımsızlığına kavuştuğu gün bu çileden kurtulacağına inanıyoruz. ADD Genel Merkezi
13
M.ALİ
26 Mayıs 2009 16:27
27 MAYIS 27 Mayıs’ı Türk demokrasisine çok iyi, çok gelişmiş bir anayasa kazandırdığı için kutluyoruz. Bilindiği üzere bugün onsuz olmaz diye kabul ettiğimiz bir çok kurumlar 1961 Anayasası ile ülkemize ilk kez gelmiş oldu. Anayasa Mahkemesi, Devlet Planlama Teşkilatı, Yüksek Hakimler ve Savcılar Kurulu, sendika özgürlükleri, toplu sözleşme ve grev hakkı bunlar arasındadır. Olumlu hareketlerin kusurları olabilir. Yassıada muhakemesinin sonundaki üç idam bugünkü görüşümüze göre acı, olmaması gereken bir davranıştı. Fakat 27 Mayıs’ı darbe diye eleştirenler bilmelidirler ki; aslında 27 Mayıs Demokrat Parti iktidarının muhalefeti ortadan kaldırma darbesine karşı bir hareketti. Onun için de demokrasiyi korumak üzere yapılmış ve üstelik bize çok iyi, çok gelişmiş bir Anayasa kazandıran meşru bir hareket olarak değerlendirilmelidir. 27 Mayıs yıldönümü kutlu olsun! ADD Genel Merkezi
12
M.ALİ
26 Mayıs 2009 07:50
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ İZMİR ŞUBELERİ EŞGÜDÜM TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ 24.05.2009 Kuvvayı Milliye’nin 90. yılında, ülkemizin içinde bulunduğu koşullar 1919 öncesinden çok daha kötü ve korkutucudur. Şeriat özlemi ile yanıp tutuşan siyasi erk, emperyalist güçlerden aldığı destekle gözü kara bir şekilde tüm gücüyle çalışmakta, Etnik kimliğe dayalı politikalar, siyasi iktidar eliyle sözüm ona “çözüm” adı altında alabildiğince yüreklendirilerek sürdürülmekte, tüm dünyanın tanıdığı terör örgütü, siyasallaştırılmaya çalışılmaktadır. SEVR’ in HAYATA GEÇİRİLMESİ İÇİN SON AŞAMAYA GELİNMİŞTİR!.. Ulusal çıkarlarımız ve ulus bütünlüğümüz tamamen göz ardı edilerek, bağımsızlığımız pervasızca yok edilmektedir.
11
M.ALİ
20 Mayıs 2009 08:26
90. BAĞIMSIZLIK YILINDA ULUSUMUZA SÖZ VERİYORUZ Türk Ulusu aleyhine yüzyıllardır hazırlanan bir yok etme planına karşı, ulusu ile onurlu bir direniş destanı yaratan, yurt kurtarıcımız Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN Samsun’a çıktığı gün olan 19 Mayıs1919 tarihinin üzerinden tam 90 yıl geçti. Ulusal bağımsızlığımızın temellerinin atıldığı büyük bayramımız kutlu olsun! Yüce Atatürk, ulusun coşkulu devrim hamleleriyle sinmek zorunda kalanların bir gün bu ateşin sönmeye, duraksamaya başlaması halinde, devrim taraftarlarını mahkum etmek için fırsat kollayacaklarını söylemiş ve olası tüm tehditlere karşı Cumhuriyeti gençliğe emanet etmiştir. Nitekim gelinen noktada Lozan’ın intikamını almak, ikinci Sevr’i uygulamak, Türkiye’yi emperyalizmin egemenliğine sokmak isteyen dış güçlerle içimizdeki işbirlikçilerinin Atatürk’e, Atatürkçü Düşünce’ye saldırıları artarak sürmektedir.
10
M.ALİ
20 Mayıs 2009 08:24
Bu saldırılar yeni değildir. Hedef, etnik ve inanç ayrılıklarını körükleyerek ulusal çözülmeye ve bölünmeye yol açmaktır. 1919’daki gerici, ırkçı, işbirlikçi, bölücü,mandacı ortaklığının uzantıları bugün yine işbaşındadır. Fakat bütün dünya bilmelidir ki, Türk Gençliği, bütün bu durum ve koşullar içinde biricik görevinin “Türk Bağımsızlık ve Cumhuriyeti’ni kurtarmak” olduğunun bilincindedir. Atatürk’ün Gençleri gericiliğe, bölücülüğe, mandacılığa, hukuksuzluğa, ve antidemokratik her türlü sürece karşıdır. Çünkü Atatürk’ün Gençleri demokrasiden, insan haklarından ,ulus egemenliğinden ve TAM BAĞIMSIZ Türkiye’den yanadır. Derneğimizin 20. yaş gününde büyük Atatürk’ün ve Muammer Aksoy’ların, Bahriye Üçok’ların, Uğur Mumcu’ların, Ahmet Taner Kışlalı’ların bizlere bıraktıkları onurlu miras önünde söz veriyoruz: Her gün 19 Mayıs, her yer Samsun, her birimiz Mustafa Kemaliz! ADD Gençlik Kolları Adına, Öner TANIK Gençlik Kolları Bşk.
9
M.ALİ
20 Mayıs 2009 08:20
BAŞSAĞLIĞI Prof.Dr. Türkan Saylan’ı kaybettik. Kendisini sonsuzluğa yolcu ederken ülkemize ve Atatürk İlke ve Devrimlerine olan unutulmaz hizmetlerini yeniden ve heyecanla anımsamaktayız. Prof. Türkan Saylan genç bir hekim olarak başladığı meslek yaşamında sağlık alanında büyük bir özveri ve azimle mücadele vermiştir. Özellikle son yıllarda eğitim alanında ortaya koyduğu çabaların unutulmaz bir değeri vardır. Ne yazık ki onun bu çabaları sonucunda yaşamının son evresinde karşılaştığı utanç verici muameleler affedilemez. Prof. Türkan Saylan hiç de hak etmediği bir hukuk faciasının kurbanı yapılmak istenmiş ve ne acıdır ki kendisine yöneltilen ağır ithamların hesabını yargı önünde veremeden gözlerini kapatmıştır. Türkan Saylan’ın manevi varlığı önünde saygıyla eğiliyoruz. ADD Genel Yönetim Kurulu
8
DOĞUKAN ORUÇ
19 Mayıs 2009 19:42
TÜM SEVENLERİN BAŞI SAĞ OLSUN,TÜRKAN HOCAMIN CENNETİ MEKAN OLSUN‏ Atatürk Sordum bir gün Türkan Hocama , Atatürk niye en başta. Hocam dedi ki bana, Ata oldu ondan başta. Sordum bir günTürkan Hocama, Atatürk,Padişah gibi mi? Yok oğlum dedi bana. Savaşta ata, Barışta ata, Eğitimde ata dedi bana . Söz verdim bugün,Türkan Hocama, Büyüyünce bende,bende, Atatürk gibi olacağım . 1998 Yılında doğdum. 2006 yılında Ekol Drama Sanat Evi seçmelerinde kazanarak Ayla Hanımdan(Algan) eğitim aldım. Aynı yıl “Chester Kayboldu” adlı “Cheetos Reklam Filmi”nde Şafak Ağabeyle ajan olarak rol aldım. Bu ilk TV denemem oldu. Daha sonraları çeşitli dizilerde rol aldım. 2007 yılında “Amaze Reklam”ında oynadım. Yine 2007 yılında Karlıtepe İlköğretim Okulu Çanakkale Şehitleri Anma Gününde görev aldım. 2008 yılında Bedrettin Beyin(Şimşek) yönettiği Eğitici “Çocuklar İçin Felsefe” oyununda Başrol Çocuk Oyuncu olarak rol aldım. 2008 yılının sonralarında Digitürk Yetenek Yarışması” adlı yarışmaya katıldım. Bez Bebek” dizisinde Pinokyo” rolünü oynadım. Yine 2009 yılında “Aşk Yakar” adlı dizide Yılmaz adlı karakteri canlandırdım ŞİİRLERİMİ VE VİDEOLARIMI http://www.tiyatrodo.tr.gg sitesinde bulabilirsiniz
7
doğukan oruç
19 Mayıs 2009 19:34
MÜKEMMEL İNSAN TÜRKAN SAYLAN'IN VEFATINDAN DOLAYI DERİN ÜZÜNTÜ DUYMAKTAYIM,TÜRK ULUSU VE OKUMAK İSTEYİP TE OKUYAMAYAN KIZ ÇOCUKLARI İÇİN BÜYÜK BİR KAYIP.SEVENLERİ VE TÜRK ULUSUNUN BAŞI SAĞ OLSUN.CENNETİ MEKAN OLSUN.YAKINLARINA SABIR DİLİYORUM
6
M.ALİ
18 Mayıs 2009 13:34
KAMUOYUNA Atatürkçü Düşünce Derneği ve birçok demokratik kitle örgütü tarafından düzenlenen Cumhuriyet Mitingi büyük bir coşku ve katılımla gerçekleşmiştir. Tüm örgütümüze ve katılan kuruluşlara çok teşekkür ederiz. Ülkemizin ekonomik ve siyasi olarak çok ağır şartlar altında bulunduğu bu günlerde, büyük özveriler göstererek mitinge katılan tüm kitle örgütleri ve vatandaşlarımız demokrasiye ve hukuka bağlılıklarını göstermişlerdir. Hep birlikte sosyal hukuk devletimize, demokratik laik cumhuriyetimize, ulusal birliğimize ve tam bağımsızlığımıza sahip çıkan vatandaşlarımız, aydınlık günler dileğiyle miting alanından mutlu bir şekilde ayrılmışlardır. Cumhuriyet Mitingine destek veren tüm kurum, kuruluş ve kişilere tekrar teşekkürlerimizi sunarız. Miting Düzenleme Kurulu Adına Suay KARAMAN ADD Genel Sekreteri
5
Muhammet Acar
13 Mayıs 2009 09:22
İyi günler, uzun bir süre önce bir arkadaşımla gelmiştim derneğe, bir de dün akşam uğrayabildim annemle

siteyi biliyordum ama fırsat bulamamıştım banner yapmak için.Bir tane hazırladım, sade ve güzel bana göre.Beğenmeniz ve kullanmanız dileğiyle..

http://www.yukle.cc/genel/165721/ADDGOP-banner.jpg
4
m.ali
12 Mayıs 2009 07:37
SİTEDEN ÜYELİKFORMU İNDİRİP DOLDURABİLİR VEYA DERNEĞİMİZDEN ALABİLİRSİNİZ.ANKARA YA 16-05-2009 SAAT 23.00 HAREKET EDECEĞİZ.KÜÇÜK BİR KATKI PAYI ALACAĞIZ. HERKEZİ BEKLİYORUZ. TEL:616 59 95
3
orhan nesrin
04 Mayıs 2009 23:11
derneğinize üyelik varsa aidat ve ayrıca hafta sonu yapılacağını duyduğun ANKARA ziyareti ile ilgili bilgi talap ediyorum.ilginize şimdiden teşşekkür eder,başarılı çalışmalarınızın devamını dilerim
2
M.ALİ
04 Mayıs 2009 16:19
Aşağıda imzası bulunan bizler, “ulusal egemenlik” hak ve sorumluluğumuzla, ülkemizi yönetenleri uyarmayı, demokrasinin bizlere yüklediği bir yurttaşlık görevi sayıyoruz. Bu anlayışla tüm yurttaşlarımızı 17 Mayıs 2009 Pazar günü, saat 12.00’de Ankara Tandoğan Meydanında Cumhuriyet Mitingi’ne davet ediyoruz. Cumhuriyet Devrimimiz ve Atatürk İlkeleri doğrultusunda ülkemizin ve ulusumuzun aydınlık geleceği için tüm Demokratik Kitle Örgütlerini, Sendikaları, Meslek Odalarını, Üniversiteleri ve tüm Yurttaşlarımızı; Hukuk Devletimize, Demokratik Laik Cumhuriyetimize, Üniter Yapımıza ve Tam Bağımsızlığımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz. Bu ülke hepimizin. Bu vatan hepimizin. Bu cumhuriyet hepimizin,Gelecek hepimizin… Düzenleme Kurulu adına Suay KARAMAN
1
M.ALİ
04 Mayıs 2009 16:18
CUMHURİYET MİTİNGLERİ SÜRÜYOR… Ülkemizin emperyalist devletler tarafından işgaline karşı Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde ulusal başkaldırışımızın 90. yıl dönümünü kutlayacağımız bu günlerde, vatanımızın kurtuluş ve cumhuriyetimizin kuruluş felsefesine aykırı bir süreçle karşı karşıyayız. Bu süreçte Anayasa’da var olan kişisel hak ve özgürlükler temelinde, demokratik hakkını kullanarak siyasi iktidarın uygulamalarına karşı çıkan tüm kişi, kurum, kuruluş ve siyasi partiler yok sayılmakta, sindirilmeye ve susturulmaya çalışılmaktadır. Unutulmamalıdır ki bilimin, basının ve toplumsal muhalefetin hapsedildiği bir ülkede demokrasinin varlığından söz edilemez. Örgütlenme hakkı, demokrasinin temel kurumu olan kitle örgütlenmesinin ön koşuludur. Bu düşünce ile, cumhuriyetimizin, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti niteliğine sahip çıkmayı, yaşamsal bir sorumluluk olarak görmekteyiz.