Defter

hulusi beyin nefret ettiği üç şey  

  1. Yahşi Cazibe dizisindeki Hulusi beyin "Hayatta nefret ettiğim üç şey vardır" dedikten sonra sıraladığı ve genelde sonuncusunda lafı soktuğu maddeler;

    Çalışanlarımdan birinin kızıma yan gözle bakması.
    Bu krizde gelip avans istemesi.

    Şirket telefonlarından cep telefonlarının aranıp özel görüşme yapılması.
    Lokantalarda çorbanın yanında yeteri kadar ekmek verilmemesi.
    Bir erkeğin işine gücüne dalıp sevgilisini ihmal etmesi.

    Sandaletle yürürken ayağının altına taş girmesi.
    Fenerbahçeye şampiyonlar ligi ön elemesinde kuvvetli bir rakip çıkması.
    İşine gücüne dadanıp bir insanın karısını ihmal etmesi.

    Islak mayoyla arabaya oturanları.
    Çerez tabağından önce bademlerle, şam fıstıklarını önden önden götürenleri.
    Temiz duygularla da olsa patronun kızına aşık olanları.

    Fenerbahçe'nin hiç bir maçını 11 kişiyle tamamlayamaması.
    Spor ayakkabıyla merdiven çıkarken ayakkabının altının yere sürülüp çıık çıık diye ses çıkarılması.
    Onayım olmadan kızımın bir erkekle arkadaşlık etmesi.
    (ondokuz, 16-10-2010)
  2. Banyo yaptıktan sonra eşofmanı giyerken ıslak ayaklarımın eşorfmanın astarına takılması.
    Tavlada şeş kapıları kapalıyken üst üste düşeş atmak.
    Bir adamın karım Cazibeye bayır gülü demesi.

    Daha az kumaş kullanıldığı halde bebek kıyafetlerinin yetişkin kıyafetlerinden iki kat pahalı olması.
    Berberde saçımı kestirirken berberin koluma gereğinden fazla yakın temasta bulunması.
    Seven bir erkeğin daha ilk engelde geri adım atması.

    Annenle kırmızı ışıkta dururken o çiçekci çocukların gelip "amca sevgiline bir çiçek alsana" diye emri vaki yapması.
    Sinemada patlamış mısır yerken o patlamış mısırın dişimin arasına sıkışıp filmi zehir etmesi.
    Komodo ejderi gibi güzel sevimli bir hayvanın derisinden çanta yapılması.

    Fenerbahçe'nin Avrupa macerasının erken sona ermesi.
    Yatak odasına konan bir mobilyaya tuvalet masası adı verilmesi.
    İthalat kısım şefimin istifa etmesi.

    Yemek yediğim restoranda garsonun yemeğim daha bitmeden tabağı alıp götürmesi.
    Otellerdeki manyetik kilit kartlarının ilk seferde hiçbir zaman kapıyı açmaması.
    Çalışanlarımın mesaiyi erken terketmesi.

    Pide siparişi verdiğim zaman pideyi getirirken yanında az yeşillik getirilmesi.
    Evden çıkarken Durdagül yengenin elime zorla bir çöp poşeti tutuşturması.
    İhtiyarların elinin öpülmemesi.
    (ondokuz, 16-10-2010)


Siz de bu konu ile ilgili görüşlerinizi yazabilirsiniz. Bunun için üye olmanız gerekmektedir. Üyelik ücretsizdir.